Eskilerde

Bu yazıyı çok özel bir dostumun beni yüreklendirmesi sonucu blogumda paylaşmaya karar verdim.

Ülkeler , şehirler , evler hepsi ayrı birer alem yaşam içinde. Yeni bir yere gittiğimde hep arka sokaklar ilgili çekmiştir..Meydanlar , caddeler , müzeler bunlar göz önündedir ve bizlere görmek isteneni sunar ama neden ise bir şehri bana anlatan, etkileyen  ve tanıtan hep arka sokakları olmuştur.

 

İnsanlar , evler , giyimler  hareketler  hep o yerleri anlatır yansıtır birer ayna gibi. Hele ki kapıların önüne bırakılıveren eski eşyalar.Bazen kırık bir masa , bir gece lambası , eski bir yastık ya da  bir koltuk. Aslında o kadar çok şey gizlidir ki onlarda bir yaşam hatta birkaç nesil.Bizde hala babaannemin annesinden kalan küçük bir  dolap ile koltuklar var vermeye bir türlü kıyamadığım ve hala oturmaya bile kıyamadığım türden, zaman zaman dokunup gözlerimi kapatıp yaşananları hayal  ederim.

 

Beni en çok kapıya bırakılanlar etkiler.Neler yaşanmıştır o eşyalarda ,  koltuklarda , cumbalı evlerin önünde hayal ederim o zamanları ve insanları ,  bir anne çocuklarını beklerken   soğuk bir kış gününde , çocuklar sevinçle  çıtır çıtır yanan sobanın ateşinde o koltukların üstünde oynarken , ve o eski gece lambasında belki de ne sevda dolu dizeler   yazılmıştır o ellerde o masalar üstünde şimdilerde iki dakikada yazıp çiziktirip elektronik postalarla gönderdiğimiz mektupların yerine zarfların içine nasıl da koyuvermişlerdir  duygularını, kokularını, korkularını  ve hasretlerini , kır bahçesinden koparttıkları küçücük çiçekleri.Ve onu bekleyen ne yürekler vardı kim bilir? Ya o koltuklar cumbaların önündeki , özlenileni bekleyenler , mis kokulu kahve sohbetleri , üzüntüler kavuşmalar.Şimdi hepsi gerilerde kaldı ve belki de birer birer eski eşyalar gibi kapıların önüne bırakıldı , ta ki biz yeniden sahip çıkana kadar.

 

Güzel bir rüyanın sabahına uyanmanız dileğiyle.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !