Netten ve Kurstan Derlediğim Bilgiler

KİTRE

 YAPRAK KİTRE :  Ebrudaki en önemli malzemelerden biride kitredir.Kitre boyalar ile su arasında denge vazifesi görürek boyaların kağıtta sabitlenmesini sağlar.
Kitre: Anadolu, Iran ve Türkistan daglarinda kendiliginden yetisen "gaven" adi verilen dikensi bir bitkinin gövdesinden elde edilir. Yaz aylarinda çizilen dallarindan akan süt, daha sonra kurur ve kemik rengi beyaz parçaciklar halinde toplanir. . İpek kitresi ise, toz halinde hazır olarak satılmaktadır.    Bilhassa aktarlarda "fiyor kitre" diye satılanı tercih edilir. Kitre yerine ayva çiçeği, denizkadayıfı ( kerajin ) keten tohumu veya salep de kullanılabilir. Bir iki gece suda bekletildikten sonra eriyen ve yumuşayan kitre, bir tülbentten süzülür ve gerekirse su katılarak  kıvamına getirilir.

5 litre sertliği olmayan suda ( 3lt/20-40 gr ) iki ya da üç gün ıslatılır. Arada bir  şişmiş olan kitre el ile ezilerek erimesi kolaylaştırılır. Tekrar el ile iyice ezildikten sonra dokusu çok sıkı olmayan bir kumaştan ( naylon çoraplarda olabilir ) yapılmış süzme torbasından birkaç kez geçirilerek ve dipte kalan tortuları sıkılmadan süzülür ve kullanıma hazır hale gelir. Ayran ya da salep kivaminda olmalidir. 3-4 saat sonra şişmeye başlayarak denizanası görünümü alır Biraz daha su ilave edilerek , elle ufak parçalara ayrılır . Bu işleme , madde sahlep kıvamına gelene kadar 2-3 gün devam edilir .

 Yaklaşık %1lik kitre hesabı ile (100 birim su - 1 birim, kitre) ebru yapılacak kitreli su hazırlanır. Suya atılan kitre eritilerek en az bir gece bekletilen bu karışım kalın bir bez torbadan süzülerek ebrunun yapılacağı tekneye dökülür. Eğer karışım koyu olmuşsa salep kıvamına gelinceye kadar su ile inceltilir. Yapılacak ebrunun cinsine göre kitre miktarı değiştirilebilir. Hazırlanan bu kitre tekneye dökülür ve yapılacak ebrunun türüne göre kıvamı ayarlanır. Koyu renk ebrular için koyu kıvamlı  açık renk ebrular için sulu kitre tercih edilir.Suyun yoğunluğu kitreyle attırılsa da, boyaların dibe çökmemesi için suda bir yüzey gerilimi yaratmak gerekir.

Kitrenin Hazırlanışı : Yaklaşık olarak bir litre suya 4 çay kaşığı sentetik kitre ( kerajin ) karıştırılarak hazırlanır. Ebru teknesinin boyutuna göre su ve kitre oranı çoğaltılıp azaltılır. Hazırlanan kitre süzülerek ebru teknesine dökülür , dinlenmeye bırakılır.Kitre (gumma dragacanthinum) çözülüp bir sıvı haline gelinceye kadar 1 gün suda bekletilir, sonra süzülür; kullanılacak kâğıt yaprağının genişliğinde bir kaba iki üç parmak derinliğinde olmak üzere boşaltılır. Hazırlanan sıvının suya göre ne fazla ağır ne de çok hafif olmamasına dikkat edilir. Yoksa serpilen boyalar ya sıvının ağırlığı dolayısıyla açılamaz ya da aşırı hafifliğinden ötürü istenilen şekilleri düzgün biçimde almaz.Boyalar hakkinda Boyaların özü ne kadar hafif ise  kullanımı o ölçüde başarılı olacaktır.

Her ebrucu sonbaharda ebru yapmaya başlayacağı zaman bir sene yetecek kadar kitre alır ve birkaç tekne açtıktan sonra teknesinin alacağı su miktarına ne kadar kitre koyacağının ölçüsünü bulur.

Bu ölçü yani kitrenin kıvamı, içinde kurşunkalem kalınlığında bir çubuk yürütülerek kitre üzerinde bıraktığı izle bulunur. Doğru ayarda, kitre içinde çekilen çubuk dışarı alınınca kitre üzerinde bıraktığı iz olduğu yerde kalmalı, ne çekiş istikametinde ileri nede lastik gibi geri gitmemelidir.   

Algler mineral, vitaminler ve iz elementler bakımından zengindir. Bundan dolayı Pasifik ülkeleri, Çin ve Japonya başta olmak üzere, dünyanın bir çok yerinde insan ve hayvan gıdalarında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Japonların kişi başına 6.7 kg ile günümüzde öncekinden olduğundan daha fazla deniz yosunu tükettiği görülmektedir. Japon yemeği Asakusa-nori ve Galler ülkesine özgü bir ekmek türü, morumsu bir alg olan Porifera'dan (Porphyra) yapılmaktadır. Kahverengi algler aljinat endüstrisinin temelini oluşturmaktadır. İlk kez 1883 yılında izole edilen aljinik asit, selüloza benzeyen bir yapı gösteren, zamkımsı (yapışkan) bir polimerdir. Aljinik asitin tuzları, kendi ağırlıklarının birkaç kat fazlasını absorbe edebildiklerinden (emebildiklerinden) ve geniş bir viskozite aralığına sahip olduklarından dolayı kolaylıkla jel oluşturabilirler. Tüm bu özelliklerinin yanında toksik olmamaları da ayrı bir avantajdır. İlaçlar, kosmetik kremler, karton ve mukavva ile işlenmiş gıdaların üretimleri gibi sayısız kullanım alanları vardır. Başta İrlanda yosunu (deniz kadayıfı) olarak bilinen Chondrus crispus olmak üzere, bir dizi kırmızı algden elde edilen carrageenin, yaygın endüstriyel kullanıma sahip benzer bir polimerdir. Mikrobiyoloji ve mikro çoğaltmada önemli bir ortam olan agar da kırmızı algden  çıkarılmaktadır. Likenler, biyolojik indikatörlerin en vazgeçilmezleri arasında yer alırlar. Sıklıkla kullanılabilir besinlerin sınırlı olduğu alanlarda yetişen likenler, mineral iyonları tutmada yüksek bir verimlilik gösterirler. Sülfür dioksite olan hassasiyetleri dolayısıyla, bölgesel kirlilik ve asit yağmurları düzeylerini gösterirler. Ekonomik olarak bakıldığında algler kadar önemli olmamakla birlikte, likenlerin turnusol boyası ve bazı yörelerde geleneksel olarak kullanılan boyalarla bitkisel ilaçların yanında insan veya hayvan gıdası olarak bir çok kullanım alanı mevcuttur. Likenler, bir çok omurgasız hayvanın gıdasıdır ve arktik bölgelerde çeşitli ren geyiği türlerinin başlıca kış yiyeceğidir (yaklaşık günde 3-5 kilo arası).

Deniz algleri ve deniz yosunu ürünleri her gün kullanılan sayısız eşyaya dönüşmektedir. Yüksek verimlilik deniz yosunlarını hatırı sayılır bir besleyici kaynak yapmıştır. Deniz yosunları gıda sanayinde sucuk yapımında ve dondurma ve ketçaplara şekil vermede kullanılır. Fosil alglerde çok değerlidir. Diyatomelerin dekore edici silika kabukları, diyatomeli toprağın çok büyük miktarda fosilimsi tortularını oluştururlar. % 88’e varan bir oranda saf silikon dioksit (SiO2) içeren bu toprak kimyasal olarak tesirsizdir ve başta şeker rafinasyonu olmak üzere endüstriyel filtrasyonda kullanılır. Düşük ağırlığa sahip diyo temeli tuğlalar, MS 532'de Ayasofya’nın 32,6 m çapındaki kubbesinin inşasını mümkün kılmıştır.
Bilgiler ders notlarından ve internetten alınmıştır...

 

Familyası: Bakalagillerden, Schmettelingsblütler, Fabaceae

Drugları: Kitre: Tragantha

Gevenotunun gövde veya kökünün üzerinden bıcakla özel olarak yapılan çizgilerden akan zamka kitre denir ve kitre başka ilaç yapımında kulanılır.

Giriş: Özelikle Osmanlılar zamanında önemli ihraç maddesi olan kitre takriben 10 çeşit kalitede kitre pazarlamaktaidi, fakat bugün malesef kitre üretiminin % 90 oranında İran tarafından yapılmaktadır. En kaliteli kitre eldeedilen gevenotu türleri Türkiyede yetişmesine ragmen, şu anda bu alanda hiçde iyi durumda değiliz. Bunun nedenide 60-70 yıldır şifalı bitkilere karşı adeta gizli bir el tarafından  sürekli olarak uydurulan yoğun propogandadandır.

Gevenotunun takriben 500 çeşit türü olup bunlardan 30 çeşidinden kitre eldeedilebilmektedir. Kitre eldeedilen önemli gevenotu türleri: Türk kitresi: astragalus gummifer, İran kitresi: astragalus brachycentrus, Irak kitresi: astragalus arabicus, Türkistan kitresi: astragalus membranaceys, Anadolu kitresi: astragalus microcephalus, Azeri kitresi: astragalus elymaiticus ve Mogul kitresi: astragalus mongholicus en önmelileridir.

Türk kitresi olarak bilinen astragalus gummifer en çok bilinen ve tanınan tür iken, Anadolu kitresi olarak bilinen astragalu microcephalus en kaliteli olandır. Türkistan kitresi olarak bilinen astragalus memranaceus çok farklı şekilde kulanılır. Bu türün zamkı eldeedilmez. Kökleri kurutulduktan sonra ince ince doğranır ve çayı içilir. Bu nedenle bu farklı bitkiyi ayrıca kısaca sona doru ele alacağız.

Botanik: Türk kitresinin 30-60 cm  boyunda kısmen yükselen kısmen yatay olarak çevresine yayaılan ve kümeler halinde topluca yetişen, çok yıllık bir bitkidir. Yaprakalrı 9-13 çift ve sonda bir tek yapraktan meydana gelen kanat yapraklardır. Yaprakları uzun bir yumurta şeklinde, koyu yeşil renkte 3-10 mm uzunluğunda 2-5 mm genişliğindedir.

Çiçekleri başak şeklinde yaprak diplerinden çıkan uzun bir sap üzerinde 30-50 çiçekten meydana gelir. Kupa yaprakları çan şeklinde, yeşilimsi sarı 5-8 mm ve taç yaprakları 8-12 mm büyüklüğünde sarı renkli bazen üzerinde kırmızımsı veya morumsu damarlara rasalanır. Tohumları 2-4 mm büyüklüğünde  ve oval şekildedir.

Anadolu kitresi bu türden farklı olarak 50-150 cm boyunda, yaprakalrı 11-17 adet uzun yumurta veya oval şeklide 5-10 mm uzunluğunda 2-4 mm enindeki yan yaprakalrdan meydana gelir. Türkiyenin orta, doğu ve güney doğu bölgelerinde yabani olarak yetişir.

Yetiştirilmesi: Vatanı Türkiye olan bu iki tür zaten yabani olarak yetişmektedir, şayet tohumları mera, çimelik, yol kenarları, bahçe ve tarlalara ekildiğinde kendiliğinden oralarda bakım gerek kalmadan yerleşir ve yayılır.

Hasat zamanı: Mayıs sonu veya Haziran başında bitkinin kökleri açılır, Temmuz ortalarında gövde veya kökle gövde arasında 2-3 yerden bıcakla çizilerek eğri bir yara açılır. Bu çiziklerden dışarı çıkan bitki öaü sertleşerek zamk şeklini alır. İlk eldeedilen zamk şeffaf renkte ve birinci kalitedir, iki hafta sonra eldeedilen  zamk sarımsı renkte ve ikinci kalitedir.

Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Araştırmalar: Geniş bilgi:
Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Kulanılması: a-) Üniversite kliniklerinde tedavi denemekleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Kitre yerine göre daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır. Örneğin pekliğe karşı Ravent-, Keten-, Sinameki-, Nane-, Akdiken preparatları veya Gökçek İksiri daha etkildir.

b-) Halkarasında hapı veya tozu alındığında su toplayıcı özeliği nedeniyle şişerek ağırlaşır ve bağırsakalrı harekete geçirir. Bu nedenle peklik giderici ilaçlara katılır ve 2-3 hafta süreyle kulanıldığında aynı keten tohumu gibi etki ettiği görülmüştür. Ayrıca diş pastası, kozmetik, parfüm, boya, tekstil endüstrisinde, ilaç sanayinde hap ve draje yapımında, salatalar için hazırlanan dressing, hardal, pudding, pasta, dondurma ve sos yapımında kulanılır.

Çay: Kitre zamkının tozu veya granülitinden bir tatlı kaşığı (3 gram) 300-500 ml soğuksu ile içilir.

Yantesiri: Bilinen bir yantesiri yoktur, eğer toz, granülit ve hapını yutulduktan sonra yeterince su içilmezse yemekborusu, mide veya bağırsaklara yapışabilir.

B-) Türkistan kitresi, Türkistanischer Tragant, Astragalus membranceus

Boyu 30-50 cm tüylü yaprakları 13-19 parçadan oluşan kanat yaprakalara sahiptir. Çiçeklerinin taç yaprakaları 1,5-2 cm uzunluğunda sarı renklidir. Türkistan kitresi ile Moğul kitresi birbirlerine çok benzer iki farklılıkları vardır. Türkistan kitresinin çiçeklerini sarmalayan kupa yaprakalrı parlakiken, diğeri tüylüdür ve ikinci fark türkistan kitresi ovalarda yetişirken, Mogul kitresi genelikle dağlık yörelerde yetişir.

Bu iki türden zamk elde edilmez ve kökleri çıkarıldıktan sonra yıkanır kurutulur ve ince ince kıyılarak çayı yapılarak içilir. Bu nedenle bunlara Türkistan Gevenotu ve Mogul Gevenotu demek daha doğru olur. Bu iki türünde İmmün sistemini (bağışıklık sistemi) kuvvetelndirdiği, karaciğeri koruduğu, böbrekleri çalıştırdığı ve virüsleri (hepatit) zararsız hale getirdiği tesbit edilmiştir. Fakat araştırmalar henüz yeterli değildir.

 
Kitre, Targant, Astragalus gummifer
Kitre zamkı
Türk kitresi
Gevenotu zamkı

Ebru sanatı geçmişte müstakil bir sanat dalı olarak görülmediği için, kitap, levha, mahfaza gibi yazı yazılan malzemelerde yardımcı sanat olarak kullanılmıştır.

 

************************************************************************

Ebru da Kullanılan Malzemeler Hakkında Bilgiler :

 Sığır ödü: Kasaptan veya mezbaha neden sığır ödü alınır. Bir metal kap içerisine konur bu kap su dolu bir başka metal kaba konur ve ocağın üzerine konur (benmari Metodu) yaklaşık 20dakika alttaki su kaynatılır ödlü kapta biriken köpükler atılır. Öd soğuduktan sonra tülbentten süzülür kavanoza konur, öd kullanmaya hazırdır. Kitreli suyun yüzeyindeki boyaların çökmeden yayılmasını ve birbirine karışmasını önleyen safra asitleri ihtiva eden, hayvansı bir maddedir. Aynı rengin ve farklı büyüklükteki desenlerin değişik tonlarını ortaya çıkarır. Aynı zamanda boyanın kâğıtta sabitleşmesin sağlar. Öd suyunun bozulmasına engel olmak için önceden kaynatılır ve bu şekilde saklanır. Eskiden öd yerine tütün yaprağını ve sığırın öd kesesindeki taşların kaynatılarak bunun suyunun da kullanıldığı olmuştur. Ayrıca bazı ebrucular, kumlu ebru yapımında kalkan balığının ödünü tercih etmişlerdir.

Ebru yapımını gerçekleştiren en önemli maddedir. Ebru yapan kişinin, ödü ve yaptığı işi çok iyi anlaması gerekmektedir. Aslında ebrunun sırrı "öd" dür.

Öd başlıca şu görevleri yapar;

1. Yüzeysel gerilimi sağlar. Boyanın suyun yüzeyinde açılmasını gerçekleştirir. Aksi taktirde, boyalar dibe çöker.

2. Renklerin birbirine karışmasını önler. Mesela; mavi ile sarı üst üste konsa ve karıştırılsa (ne kadar karıştırılırsa karıştırılsın) asla yeşil renk elde edilemez.

3. Boyanın kâğıda yapışmasına yardımcı olur. 

4. Aynı rengin tonlarını ve değişik büyüklükteki lekelerin elde edilmesi yine öd sayesinde gerçekleşir.

Ebruda çok değişik ve çeşitli desenler oluşturma imkânı vardır;

Ebru yapmak, fizik ve kimya bilimi yöntemleriyle açıklanabilen bir işlemdir ve fiziksel bir takım parametrelerin etkisindedir. Bunların en önemlileri havanın sıcaklığı ve nemidir.

Teknik olarak her ne kadar her mevsimde ebru yapılabilse de gerçek anlamda kaliteli ve ebrucuyu tatmin edecek ebrular ancak 18-20 derece sıcaklık ve %  60 nemin altında yapılması uygundur.

Fırça ve Çeşitleri :

 3 tip fırça vardır .

Kalın fırça ödü az büyük kavanoz kılları daha kısa olur  , ( koyu battal )
Orta fırça ödü daha fazla ( çiçek, fon ve fırça talimi yapmak için ) ,
Serpme ve sapı daha kısa olursa  karıştırma fırçası , neft – terebentin için kullanılan fırça

Fırça kavanozda dura dura kıvrık bir şekil alır ,  fırçayı yukarı doğru tutarsanız damlalar bir arada düşer , kıvrık şekli yan tutunca da damlalar sıralanmış olarak düşer.

**********************************************************************

Kağıtların Renklendirilmesi

Gerekli Malzemeler:

- Delikli sünger

- 10 adet resim kağıdı

- Renkli sıvılar

- Tas/Kase

1- Kaseye alınan renkli sıvı, kağıt üzerine süngerle ince sulu olarak sürülür.

2- Sünger sıkılarak iz bırakmadan kağıt üzerinden tekrar geçilir.

3- İstenirse kuruyunca bir kat daha geçilir.


Kağıtları Renklendirici Maddeler

1. Kına: 4 yemek kaşığı kına, 1 litre suda, fındık kadar şap ile kaynatılarak tülbentten süzülür.

2. Kırmızı Lahana: 1 kırmızı lahana, 1 litre suda, fındık kadar şap ile kaynatılarak tülbentten süzülür.

3. Kırmızı soğan kabuğu: Bolca soğan kabuğu, 1 litre suda, fındık kadar şap ile kaynatılarak tülbentten süzülür.

4. Sarı soğan kabuğu: Kırmızı soğan kabuğundaki gibi işlem yapılır.

5. Kahve veya Neskafe: 1 çay bardağı neskafe, 1 litre suda, fındık kadar şap ile kaynatılarak tülbentten süzülür.

6. Çay: 1 su bardağı çay 1 litre suda demlenip, 1 çay kaşığı karbonat ile kaynatılır. İçine fındık kadar şap atılarak süzülür.

7. Sumak: Bolca sumak, 1 litre suda şap ile kaynatılarak süzülür.

Hat sanatında kullanılan uçuk renkli ve âhârli kağıdlar tezhibin de en makbul malzemesinden sayılır. Âhâri dinlendirilmiş, düzgün mührelenmiş ve zemin rengi zamanla atmayan kağıdlar tercih sebebidir. Umumiyetle boyama işleminde bitkilerden istifade edilmiştir. Kağıd tekne içine daldırılarak veya renkli suyun sünger yardımıyla kağıda sürülmesiyle bu işlem yapılır.

Kağıd boyamada kullanılan maddelere ve verdikleri renklere birkaç misâl :

Krem rengi : Çay suyu;

Kahverengi : Cevizin yeşil dış kabuğu veya nar kabuğu;

Sarı : Cehrî tohumu;

Kırmızı : Al bakkam;

Gerekli Malzemeler:

10 Adet çok taze yumurta (ördek yumurtasıda kullanılabilir)

Tülbent

Cam derin kase

Delikli sünger

Avuç ayası kadar şap

Nişasta aharı yapılmış ve yapılmamış kağıtlar

Kağıtların Renklendirilmesinin Sebepleri


1- Ham, beyaz kağıt hem gözü çok yorar hem de estetikten uzaktır. Bu sebeple kağıdın çiğliği boyanarak kapatılır.

2- Hep aynı renkler yerine açık ve orta tonlarda bir çok kağıt elde etmek mümkündür

http://www.tezhipsanati.info/ sitesinden alıntıdır.
http://www.cicekderman.com/tezhip.htm 



***********************************************************************

 Mühre : Ebrulu kağıdı düzeltmeye ve parlatmaya yarayan ve "mühre" adı verilen el presi de kullanılan araçlar arasındadır. Mühre Kağıtlar âharlandıktan sonra parlatmak için kullanılan aletin adıdır.

Mühre çeşitleri :

Çakmak Mühre: Çakmak taşından yapılan mühredir. Her iki taraftan tutularak kullanılan, merdane biçiminde ağaçtan yapılmıştır. Ellerin arasında kalan kısımda ağaç oyulmuş ve içine çakmak taşı yerleştirilmiştir.

Zer Mühre: Sert akikten yapılan mühre, yaldız ve altın parlatmada kullanılır.

Billur Mühre: Kaz yumurtası şeklinde camdan yapılan mühredir.

Böcek Mühre: Deniz böceği kabuğundan yapılır.

Mühreler kullanım yerlerine göre farklılık gösterirler.

- Yassı mühre, badem şeklindeki mühre,

- Sivri mühre, kartal gagası şeklindeki mühre,

- Kâğıt mühresi.

En önemli malzemelerden biri de kâğıtlardır. Bu malzeme hattatlar ya da müzehhipler tarafından hep en iyisi seçilerek kullanılmıştır. Mürekkebin ve boyanın zeminde çok rahat kayabilmesi, kolay silinebilir, leke tutmayan, ren­gini kaybetmeyen, pürüzlenmeyen kâğıtlar olması gerekirdi. Kâğıtların aharlı ve iyi terbiye edilmesi uzun süre bekletilmesi (kâğıdın dinlenmesi) aranılan vasıflardı. Ayrıca kâğıtların hafif renkli olması, üzerindeki renkleri daha iyi gösterirken, gözü yormaması ve kirlenmemesi açısından göz önünde bulundurulması gereken hususlardı. Günümüzde çok değişik karton ve kâğıtlar rahatlıkla kullanılabilmekte. İdeal kâğıt el ile yapılan ve emici özelliği fazla olan asitsiz kâğıtlardır. Zor bulunduğu ve pahalı oluş sebebiyle, parlak veya laklı yüzeyi olmayan herhangi bir kâğıt da rahatlıkla kullanılabilir. Kâğıtların emici özelliğini arttırmak için bir miktar şap eriyici kâğıda sünger aracılığıyla sürülür. Böylece, boyaların akma ihtimali azalmış olur.

 Burada kısaca kâğıt aharlanmasından söz edecek olursak, daha çok nişasta veya yumurta aharı yapılır. Ahar, kâğıdın sertliğini gidererek, daha kolay silinip, boyarken ya da yazarken bozulan yerlerin kolayca tamirini ya­pabilmek için, zemin hazırlanmasına yardımcı olur. Aharlanan kâğıtlar mührelenerek, kullanıma hazır hale getirilir.

Geçmişte ebru sanatının kullanıldığı başlıca alanlar şunlardır:

1-Ciltlerde yan kâğıdı olarak
2-Ebrulu Şemse ciltlerde
3-Çarkûşe ciltlerde (Kitapların yıpranmaması için kapakların dört köşesine konulan  kâğıt)
4-Kıt’a, levha ve murakka’ların iç ve dış pervazlarında
5-Yazı koltuklarında
6-Yazılarda fon olarak
7-Mahfazalarda
8-Ferman kabı (kubur: içine hat malzemesi veya ferman konulan silindir şeklindeki    kutu) olarak…

Ebru sanatı, yaşanan hayatın içindeki her şey gibi değişim ve gelişime ayak uydurmuş, günlük yaşamın içerisinde kendine haklı bir yer edinmiştir. Ebru, günümüzde diğer sanatlardan ayrılmış, başlı başına bir sanat haline gelmiştir. Çağın sanat akımları içerisinde yeni bir boyut kazanan ebru, günümüzde kağıt dışındaki yüzeylere de uygulanabilmektedir.

Günümüzde ebru sanatının kullanıldığı başlıca alanlar şunlardır:

1-Kitap ve defter kapları olarak
2-Ahşap üzerinde
3-Çeşitli kumaşlar üzerinde
4-Cam üzerinde
5-Seramik ve çini üzerinde
6-Deri üzerinde
7-Duvar kâğıtlarında
8-Fular ve eşarplarda
9-Kravatlarda
10-Perdelerde
11-Keçe üzerinde

Hatta ebru, filmlerde farklı görüntüler elde etmek için fon olarak bile kullanılmıştır. Bunun en bilinen örneği, tüm dünyada beğeni ile izlenen, 2001 yapımı “Uzay Yolu” adlı filmdir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !